Profesyonel Tesis Yönetimi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi

26 Mart 2018 1809 Gösterim
Profesyonel Tesis Yönetimi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi

Profesyonel tesis yönetimi, olası acil durum ve afetlerde sivil önlem ve müdahale ayağında yararlanılabilecek bir süreç olarak kabul edilmelidir. Ülkemizde bu tür tehlikelere karşı alınması gereken önlemler genellikle kamu binalarında daha yaygın olmakla birlikte sivil/özel binalarda yasal zorunlulukları karşılamaktan ileri gidemeyen yüzeysel önlemlerin alındığı bir gerçektir. ABD ve AB gibi gelişmiş ülkelerde %88’lere varan oranla öze/sivil binaların yasal zorunluluklar dışında kendilerine ait bit afet ve acil durum planlarının varlığı bilinmekte olup bunlar tesis yönetimi ile işletilmektedir.

Ülkemizde halen kamu eliyle düzenlenmekte olan afet ve acil durum yönetiminin odak noktasında deprem öncelikli sıradadır. Ancak afet ve acil durum anlayışının özel kesim tarafından farklı yorumlanması gerekmektedir. Bir iş sürecinin aksaması zincirleme bir etki meydana getirdiğinden acil durum olarak kabul edilmelidir. Örneğin basit bir elektrik kesintisi, su baskını, kargaşa, vb. gibi durumlar karşısında devreye alınacak bir planın bulunması gerekmektedir. İşte bu noktada tesis yönetimi hem planlama hem de meydana geliş esnasında acil durumu sevk ve idare edebilecek tasarımlara sahiptir. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde acil durum ve doğal afet kaynaklı tehlikelerin yanında, yaşam kalitesi düzeyi, kent dokusu ve yapı stoku gibi sorunlar risk çeşitliliğini de artırmaktadır. Bu çeşitliliğin meydana getirdiği risklerin ise yukarıdan aşağı karar süreçlerini içeren bir yaklaşımla yönetilmesi olanaksızdır. Özellikle kentsel dönüşüm, gelişim, planlama ve yatırım kararları konusunda mevcut olan yetki karmaşası özellikle afet ve acil durum yönetimi sürecinin etkinliğini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle yeni bir yönetim modeline ihtiyaç vardır; bu da profesyonel tesis yönetimidir.

Ülkemizde kent yaşamında dair yapılan pek çok çalışmanın ve ileri sürülen görüşlerin ağırlıklı noktası kalkınma ve yaşan kalitesi standartlarını yükseltmektir. Ülkemiz için önem arz eden risk toplumu analizleri sonuçlarına bakıldığında ne yazık ki afet ve acil durumlara oldukça yakın olduğumuz görülmekledir. Ancak deprem gibi dışsal risklerin yeni nesil bina inşaat teknolojileri ile aşılmaya çalışıldığı görülmekle birlikte, olası bir afet ve acil durumda sergilenecek profesyonel yönetim faaliyetlerine yeterince önem verilmediği de diğer bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Modern risk toplumu sayıltısı ile depremin değil binaların öldürdüğü görüşünden hareketle, binaların modernizasyonu ve fiziki önlemlere ağırlık verildiği ülkemizde, tesislerin afet ve acil durumlara karşı profesyonel yönetim metotları ile hazırlanması konusu ihmal edilmektedir. Nitekim literatürde bu kapsamda planlama ve koordinasyon konularına kavramsal anlamda sıkça rastlanmakla birlikte, bunları kimin ve hangi usullerle yerine getireceğine dair yöntem önerisi oldukça azdır.

İşte bu nokta da modern toplum yaşamının güvenliğinin sağlanması ve olası risklerin öngörülmesinden gerçekleşmesi halinde müdahale aşamasına kadar tüm süreçlerde tesis yönetimi en ideal araçtır.

Sonuç itibariyle tesis yönetimi, günümüz iş sistemleri ve yaşam alanlarının sağlıklı, sürdürülebilir ve endişesiz olarak devamını sağlamak adına her an her şeye hazırlığı olan yeni nesil bir iş yapış biçimidir. Bu nedenle tesis yönetimi toplam kalite yönetimi anlayışının, sosyal yaşamın, iş sistemlerinin ve refah toplumu hedefinde kent ve sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmelidir.

"Profesyonel Tesis Yönetimi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi" ile ilgili daha fazla bilgi almak için formu doldurunuz

Captcha